![]() |
| soyhansan.blogspot |
II.
Ey hayat böyle yapıp duracak mısın?
Köprüdeyim, konuşmuyoruz... İnsanlarda geçmiyor üzerinden. Soru sormadan konuşuyorum, anlatıyorum. Cevap veriyorlar. Sonra bir bakıyorum onlarca soru sormuşum zihnime. İyi olmaya çalışıyor muyum? Mesela yaşamaya ne demeli? Köprünün ortasında beklemek yoruyor beni. Bunu söylüyorum; cevap vermiyor.
Köprüdeyim, konuşmuyoruz... Soluma bakıyorum, sağıma bakıyorum. Altımızdan su akıyor, izliyoruz. Sonra ardımda bir kağnı sesi duyuyorum. Yekpare tekerlekleriyle gıcırdayarak yaklaşıyor. Tam beni geçecekken duruyor kağnı. Bu sefer dayanamayıp soruyorum;
“-Yol nereye?”
“Köprüden geçiyorum” diyor. Bir süre süzdükten sonra “-durdun” diyorum. “-Sana bakıyorum, sende duruyorsun” diye karşılık veriyor ve artık duruyoruz, konuşmuyoruz.
Şimdi koskoca bir dünyanın içindeyiz. Hava yok, ses yok. Gökyüzü hayal etmişim, kara parçaları var ve iki yakayı birbirine bağlayan bir köprü. Üzerinde kağnı ve ben. Tam ortasındayız... Kendimi neden buraya koyduğumu düşlüyorum. Sadece iki yol mu olmalıydı? Bu kadar kısıtlı olmasını istemem neden? En başta köprü ve yollar varken gideceğim yola karar veremiyor olmamın bir anlamı vardı. Artık yolları ve köprüyü ben düşündüğüme göre orada olmamın bir anlamı kalmıyor. Kağnıyla birlikte herhangi kara parçasına doğru yola koyuluyoruz. Ağaçların gölgesine sığınacağımız bir yer bulana kadar gidiyoruz. Sonra ağaçların gölgesinde bir kuyunun yanına kağnıyla birlikte ilişiyoruz.
Kuyuya soruyorum. Çok geçmeden sesimin yankısı kulaklarıma vuruyor. Aynı soruyu kendime iki defa sormuş oluyorum. Komik geliyor bu bana, gülmeye başlıyorum. Ben gülünce kağnıda katılıyor. Gülüşüyoruz... İşte her şey buradan sonra değişiveriyor.
Soruyorum; Ey hayat böyle yapıp duracak mısın?
Güneş batmadan, köprünün altından akan suyun debisi yükseliyor. Rüzgarı ve havayı duymaya başlıyoruz. Hiç kimse konuşmazken, kuyu soruyor.
-Bunca soru neye?
Kuyuya soruyorum. Çok geçmeden sesimin yankısı kulaklarıma vuruyor. Aynı soruyu kendime iki defa sormuş oluyorum. Komik geliyor bu bana, gülmeye başlıyorum. Ben gülünce kağnıda katılıyor. Gülüşüyoruz... İşte her şey buradan sonra değişiveriyor.
Soruyorum; Ey hayat böyle yapıp duracak mısın?
Güneş batmadan, köprünün altından akan suyun debisi yükseliyor. Rüzgarı ve havayı duymaya başlıyoruz. Hiç kimse konuşmazken, kuyu soruyor.
-Bunca soru neye?
-Hayata, diyorum. Böyle yapıp duracak mısın?
-Derman olacağım soruna, nasıl yapıyormuş bakalım hayat?
-Önce doğuracak sonra büyütecek sonra öldürecek.
-Önce doğuracak sonra büyütecek sonra öldürecek.
-Bırak bu konuyu, sorularının sebebi bu değil açık konuş.
-Anlatayım; küvete su dolduruyorum, içine giriyorum sıcacık suyun. Biraz keyfini çıkardıktan sonra su soğuyor.
-Küvet basit.
-Basit anlatmak istedim.
-Anlatamazsın. İçime akan suları ben bilirim. Kuyu olmak hergele işi değil, sabır ister.
-Suyu tutabildin mi içinde?
-Ne hacet? Kuyu oldum suyu anlamak için, hala daha bilmem. Ama o beni bulur sızar içime. Suyu istiyorsan kuyu ol.
Kalktım kuyunun yanından. Düşünerek yavaş adımlarla köprüye doğru yol aldım. Baktım kağnı gıcır gıcır geliyor arkamdan. Dönüp sordum “-Ne iş?” “-taş taşırım” dedi. Birşey demedim. Köprünün ortasına gelip bekledim. Artık yolların anlamı vardı. Ya dönüp kuyu olacaktım ya da uzanıp giden toprak yoldan kendi yoluma gidecektim. Ancak kafamda atamadığım bir ihtimal vardı. Ya kendi yolumun sonunda kuyu olmak varsa?
-Anlatayım; küvete su dolduruyorum, içine giriyorum sıcacık suyun. Biraz keyfini çıkardıktan sonra su soğuyor.
-Küvet basit.
-Basit anlatmak istedim.
-Anlatamazsın. İçime akan suları ben bilirim. Kuyu olmak hergele işi değil, sabır ister.
-Suyu tutabildin mi içinde?
-Ne hacet? Kuyu oldum suyu anlamak için, hala daha bilmem. Ama o beni bulur sızar içime. Suyu istiyorsan kuyu ol.
Kalktım kuyunun yanından. Düşünerek yavaş adımlarla köprüye doğru yol aldım. Baktım kağnı gıcır gıcır geliyor arkamdan. Dönüp sordum “-Ne iş?” “-taş taşırım” dedi. Birşey demedim. Köprünün ortasına gelip bekledim. Artık yolların anlamı vardı. Ya dönüp kuyu olacaktım ya da uzanıp giden toprak yoldan kendi yoluma gidecektim. Ancak kafamda atamadığım bir ihtimal vardı. Ya kendi yolumun sonunda kuyu olmak varsa?
