Kara kuru peki duru mu? Ortadoğu yanına doğdum. Bilmem, anlamam, yüz binlerce kelime arasından herhangi biri ama doğru sıra ile. Gün ışığını alıyor bir hegzagram içine ve peygamber sözlerini söylemeden duvar zaten başlıyor sarsılmaya. Serbest atış sahası, gelişine vuruyorum. Ey sevgi ve öfke ne ince aranız, mesela bir yıldız ile diğeri arasındaki fark kadar. Uzak mı geldi insancık? Sonsuzlukta bir hiç kadar. Bilim, ilim peki duru mu? Nefret ederim Ortadoğu kadar el hub ve nizar belki kusmak gelir içinden gözlerin kapalı mıydı? Öptün mü? Sorma, bilme ve görme hepsi duyulardan ibaretse ne yapacak ahraz? Come on the target. Uzun süre önce söylemiştin, bir domates çorbasının buharı doldururdu mutfak camlarını ve perdeyle silerdin göz yaşlarını, şimdi bir hiç. Oliver twist, trompet, salsa en son reggie batsın bu dünya dinleyen ciğerlere marihuana, sonrası nazende. Na ni na do ve "sol" çoğu yoktur asker matarasında. Bu kafa böyle susmaz, huzurlu olmak için susmak, makarna üzerine sos yapmak, sarılıp uyumak, ağız dolusu sövmek hemde ana avrat değil. Her şeyiyle, gerçeklerine, ucuzuna, bilmecelerine, bilmeyişlerine.
Son nokta bu yazıda, sadece uyumak...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder