![]() |
http://culturacolectiva.com/ Sebastian Bieniek
|
Sen henüz küçükken cennetin bahçelerinde oyun oynardın.
Kıyafetlerini kendine boyun bağı yapmış genç bir adam elma ağacının kalın
dallarından birinde astı kendini. O gün onu görmemen için tanrı gözlerini
bağladı senin. Kör ebe oynadın bir süre arkadaşlarınla. Çünkü tanrı bütün
masumluğun ile dünyaya inmeni istiyordu. Küçük kızım sen hayal kahramanları
gibi şehrin tüm ara sokaklarından hiçbir zarar görmeden geçtin. Zaman kadar
hızlıydın sadece. Yanında kalmak isteyen her kim varsa, hızla geçip gidiyorsun…
Seni görmeyenlerin arasında uzun uzun oturuyorsun. Cennette kendini asan adamın hikâyesi
kulaktan kulağa fısıldandı. Sen sadece masal gibi duydun o hikâyeyi. Tanrı
gözlerini kapadı ama kulaklarını özellikle açık bırakmıştı. Esirgeyendi,
bağışlayandı. Seninle bağ kuran her
erkek o cennetteki azap çeken adamdı. Baban, abin, erkek arkadaşların… Hiç biri
ölmekten çekinmiyordu. Hatta bunun için gelmiş bile olabilirlerdi… Mavi kocaman
gözlerinin arkasında göstermek istediğin her ne varsa. Aynanın karşısına,
objektifin karşısına, gözlerimin
karşısına geçip duruyor olman içimde yeni bir hikâye başlatır. Sen farkında
değil misin? Soruyorum, hani kulakların açıktı?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder